Arkadaşlar müjde blogumu düzelttim :))))))))) Yazılarıma burda devam edebilicem yani marifetliperiler2'ye gerek kalmadı.Artık sbs'de geçti rahat ve huzur doluyum.Kimse keyfimi kaçıramaz.Bu arda arkadaşlar 13-19 temmuz arası blog sahibesi benim onu da haber vereyim dedim yorum sorunu hala varmı bilmem ama eğer hala varsa yeni blogum http://marifetliperiler2.blogspot.com/'dan bana ulaşa bilirsiniz ozaman sahibeliğimi orda yaparım :))))))))))))))
arkadşlaryeniblogumhttp://marifetliperiler2.blogspot.com/bekliyorumlütfennnnnnnnn
arkadaşlarçoküzgünümamablogumdaçokönemliikisorunvar1.sisizyorumgönderemiyorsunuz2.sibenyazılarımınarsınaboşlukkoyamıyorumoyüzdenbuyazıyıbuşekildeyazıyorumyarınakadaryenibirblogaçıpadresiniyayınlıcamburdakiizleyicilerimlütfenorayadageçsinyeniadresimibugünbileverebilirimbekleyinlüತ್ಫೆಂ:((((
Bazıları delilik desede ben mavi şaçı çok seviyorum.Şimdi niye böyle bir konu açtı diyeceksiniz biliyorum.Hemen söyliyim saçlarımı boyatmaya karar verdim ama yazın tabi maviye değil.Benim şaçlarım kahverengi ama biraz koyu gibi gözlerimde kahve sizce siyaha mı boyatıyım yoksa rengini mi açıyım yada böyle kalsın daha yaşın küçük(13) müdersiniz?Sizin yorumlarınız benim için çok ama çok önemli bu yüzden bol bol yorum bekliyorum lütfennnnnnnnn : ))))))))))
1 kaşık gliserin
1 kaşık limon suyu
1 çay kaşığı oksijen suyu
1 çay kaşığı gül suyu (isterseniz) Karıştırıp bir şişe içine koyun,hergün bir kaç kez kullanın.Faydasını hemen hissediyorsunuz.

NOT:http://dunbugun1.blogspot.com/ DAN ALINTIDIR.!!!
Uzun bi aradan sonra yine karşınızdayım kusura bakmayın mağlum sbsye çalışıyorum bu ay yazı olmayabilir ama kesin bişey söyleyemem size çok cicikeçe çantalar buldum inşallah beyenirsiniz ;)
Etiketler: cici, çanta, keçe, keçe çanta
Merhaba malesef günü böyle bi vahşetle açıyorum.Ama napalım görevimiz işte size bi vahşetin perde arkası.Adı batacısa ''COCA COLA'' nın sadece adı bile nelere sürüklüyo insanı.Hergün ismini andığımız bu markanın adını söylerken aslında haşa '' MUHAMMED YOK MEKKE YOK '' diyoruz.Evet kardeşlerim sizleri boykota çağırıyorum nolur ne bu markayı ne ürünlerini nede diğer boykotları kullanmıyalım!!!!!(bu arada resimdeki yazılar pek okunmuyo 1.sütundacoca colanın yazılış şekli 2.de tersden okunuşunu 3.de şimdi harflerin yazılış şekline dikkat edin 4.de şimdi aşağıdaki ARAPca harflerin yazılış şekline dikkat edin ve yukardaki yazıyı okuyun ve kıyaslayın 5.dekelimelerin anlamı LA MUHAMMED= MUHAMMED YOK LA MECCA=MEKKE YOK yazıyor) lütfen bu yazıyı kopyalayıp dağıtalım!!!!marifetliperiler.blogspot.com
MERYEM adının yaygınlık oranının Türkiye'nin resmi nüfus sayımı sonuçları ve günlük ortalama nüfus artış hızına orantılarsak ülkemizde 11-04-2009 22:08 itibariyle yaklaşık 54,082 kişinin isminin MERYEM olduğu ve MERYEM isimli kişi sayısının her yıl ortalama 891 kişi arttığı tahmini yapılabilir.
MERYEM adının Amerika Birleşik Devletindeki yaygınlık oranı ise bir milyonda 1.42 civarında ve bu hesaba göre ABD'de yaklaşık 436 MERYEM yaşadığı tahmin edilebilir. ABD'nin nüfus istatistikleri dikkate alındığında Amerikada MERYEM sayısı her yıl 4 kişi artıyor.
MERYEM Türkiye'nin en yaygın 327. ismiyken, Amerika Birleşik Devletinde en yaygın 327. ad ise Wade ismi. MERYEM adının yakın kullanım oranına sahip diğer Amerikalı isim kardeşleri arasında 325. Kirk 326. Everett 327. Wade 328. Benj 329. Allison isimleri de sayılabilir. "İsmiDidikle.com'dan alınmıştır" yazılarak ile bu ilginç, doğru ama gayet de gereksiz bilgi serbestçe dağıtılabilir ve kopyalanabilir.Ayrıca birçok isim hakkında bilgiye bu sitede rahatça erişilebilinir.!!!!!!!!

Etiketler: isim, ismididikle, meryem
Etiketler: blog, hatice, kardeşim, kardeşiminblogu
Etiketler: 10nisan, bayram, polis, polisbayramı
Ewet arkadaşlar günü bir tebrik mesajı ile açıyoruz sevgili blog kardeşimiz http://orguoyuncakcinine.com en iyi blog ödülünü almış bulunmakta onu ve blogunu canı gönülden tebrik ederim başarılarının dewamını dilerim.....
İşte o tesadüfler...


Meme kanserinde erken tanı çok önemli kendi kendi muyane mutlaka arada bir yapılmalı fakat özellikle bazı dönemlerde sertlikler değişimler anlaşılamıyor ya görmezden geliniyor ya da telaşa kapılınıyor. İşte Roche bu yanlış anlaşılmaları gidererek daha bilinçli muayaneyi öğretmesi için hazırlamış bu ürünü, yumuşak meme dokusuna benzer topun içinde sert bir cisim var.. Çok zekice ve düşünceli bir davranış. keşke Türkiye'de de dağıtılsa değil mi yani ...





Öte yandan her gün kitle iletişim araçlarında onlarca “mucize diyet” ile karşılaşılmakta. “İsveç Diyeti, Ayırma Diyeti, Hollywood Diyeti, Manken Diyeti, Lahana Çorbası Diyeti, Burçlara Göre Diyet, Uzman Diyeti, Kan Grubu Diyeti, Renk Diyeti, Amerikan Kalp Vakfı Diyeti, Atkins Diyeti, Son Şans Diyeti” ve daha yüzlerce değişik isimli veya isimsiz diyet. Peki bu kadar çok diyet listesi ortalarda dolaşırken neden hala insanların kilo problemi var ? Çünkü bu tip diyetlerin çoğu başlangıçta hızlı kilo kaybı sağlasa da, kısa bir süre sonra bu kilolar fazlasıyla geri alınmaktadır. Bu tip diyetler sağlığa zarar vermenin ve metabolizmanın bozulmasını sağlayarak ömrü kısaltmanın yanı sıra, kişinin “ben bu işi başaramıyorum” diyerek umutsuzluğa kapılmasına neden olmaktadır. Zaten yaşam tarzı haline getirilemeyen hiçbir yönteme başlamamak gerekir.Gerçek ağırlık kaybı vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile mümkündür. Kas ve su kitlesindeki kayıplar hem sağlık açısından risklidir, hem de kalıcı ağırlık kaybına neden olmamaktadır. Ağırlık kaybının hızlı olması öncelikle su, sonrasında kas kitlesindeki azalma ile ilişkilidir.
Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte diyet mutlaka “kişiye özel” olarak hazırlanmalıdır. Çünkü herkesin metabolizması birbirinden farklılık gösterir, tıpkı parmak izi gibi. Multifaktöriyel bir hastalık olan şişmanlığın tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekir. Dahiliye uzmanı veya endokrinolog, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolog ile ekip halinde tedavi edilmesi durumunda daha sağlıklı sonuçlar alınabilir. Günümüzde birçok kronik hastalığın temel nedenini oluşturan şişmanlığın tedavisinde diyetisyen en yetkili ve etkin meslek mensubudur. Sağlık ekibinin temel direği olan hekim hastanın gerekli muayenesini yapar, tahlillerini yaptırır ve diyetisyen, kişinin özelliklerine uygun beslenme modelleriyle normal ağırlığa iniş sürecini başlatır. Diyetisyenler aldıkları eğitimin gereği olarak beslenme programını kişiye göre ayarlayabilen, aynı zamanda zayıflama diyetlerini yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sağlayabilecek şekilde düzenleyebilen kişilerdir.
Zayıflama programlarının, kişinin (yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite düzeyi, beslenme alışkanlıkları vb.) özelliklerine göre enerji ve besin öğesi içermesi; yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilmesi ve yavaş (0,5 - 1 kg / hafta) ağırlık kaybı ile bireyin yeni beslenme programını yaşam tarzı haline getirmesini sağlayabilmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki; ayda 6 kg üzerinde ağırlık kaybı metabolik olarak başka sağlık problemlerine zemin hazırlamaktadır. Sabırlı olmak şart. Kişi, seneler içerisinde aldığı kiloları birkaç haftada vermeye çalışmamalı. Bu uğurda aç karına greyfurt veya limon suyu içmenin, kabak çekirdeği yemenin, sürekli maden suyu içmenin, yosun tabletlerinden, kekik sularından ve form çaylarından medet ummanın hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı gibi; faydadan çok zarar verdiği aşikardır.Ağırlık kaybının geçmişine bakıldığında; midede hacim oluşturan posa tabletlerinin sindirim sisteminde tıkanmalara, kafein ve amfetaminlerin bağımlılığa, çok düşük kalorili diyetlerin ve sindirim sistemine yapılan cerrahi müdahalelerin besin öğesi yetersizliklerine, protein diyetlerinin böbrek ve kalp problemlerine, kalp yetmezliği sonucu ölümlere neden olduğu görülmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü aylık ağırlık kaybını 2 - 4 kg arasında olması gerektiğini vurgulamaktadır. Kişi çok şişmansa ve ameliyata hazırlanacaksa, anestezi riskini azaltmak için doktor ve diyetisyen gözetiminde ayda 6 kg verdirilebilir. Yoksa kimse 20 senede aldığı kiloları 20 günde vermeye kalkışmamalı, sabırla tedavinin üzerine gitmelidir. Zayıflamanın temelinde eğitim yer almaktadır. Dahiliye uzmanı veya endokrinolog kontrolünde yapılacak klinik muayenenin ardından elde edilen kan tahlil sonuçları yorumlanarak, kişi diyetisyen eşliğinde tıbbi beslenme tedavisine alınmalıdır. Egzersiz ve davranış değişikliği tedavisinin yerleştirilmesi ile hedefe ulaşılmalı ve kişi koruma programına alınmalıdır. 3 ay süresinde diyet, egzersiz ve davranış değişikliği tedavisi uygulanmadan kimseye ilaç tedavisi ve/veya cerrahi tedavi uygulanmamalıdır.
Sonuç olarak; zayıflama programı kişiye özel, bireyin benimseyip, yaşam tarzı haline getirerek uygulayabileceği, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilecek özellikte olmalıdır. Ayrıca obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli olmamakta, beraberinde egzersiz programı ve davranış değişikliği tedavisi de gerekmektedir.


Şimdide size çok güzel bir tesadüf sunuyorum bakın bu barbie bebekle Aysun KAYACI'nın fotoları ve gelinlikleri nasılda uyuşuyor 2.resimdeki gelinlikle barbienin gelinliği 3. resimdeki topuz ilede barbienin topuzu çok uyuyor.Tabi bu resimde topuz tam olarak çıkmamış ama ben yine bi gün nette gezrken görmüştüm keşke sizede göstere bilseydim neyese hayırlısı buymuş demekki.
Frankfurt'taki Goethe Üniversitesinden Martin Wagner ve Joerg Oehlmann, paketleme malzemesinden gıdalara bulaşan maddelerin insanları yapay hormonlara maruz bırakıp bırakmadığını anlamak için 20 çeşit maden suyu markasını tahlil etti.
Araştırmacılar, 9 çeşit cam şişede maden suyu, 9 çeşit plastik şişede maden suyu ve 2 çeşit içi plastik filmle kaplı karton kutudaki maden suyundan örnekler alarak östrojen içeren maddeler bulunup bulunmadığına baktı.Örneklerin yüzde 60'ında östrojen bulunduğu, cam şişelerdeki östrojen miktarının plastik şişelerdekilerden daha az olduğu tespit edildi.
Cam şişedeki maden sularının yüzde 33'ünde, plastik şişe ve kutulardaki suların ise yüzde 78'inde önemli miktarda hormon bulunduğu saptandı.
Bilim adamları, üreme sistemi üzerindeki etkisine bakmak için bu su örneklerinde Yeni Zelanda çamur salyangozları yetiştirdi.
Plastik şişelerdeki sularda, diğerlerine oranla iki kat daha fazla salyangoz embriyonu geliştiği görüldü.
Bulgular, Environmental Science and Pollution Research dergisinde yayımlandı.
Ülkemizde uygulamaya başlanacak olan kapalı ortamlarda sigara içme yasağı ile birlikte ofis ortamında çalışanlar siz mücadelenin hangi tarafındasınız? Sigara içmeyip sigaraya karşı olanlardan mı, sigara içen ama bir günlüğüne dahi olsa dünyaya sigara dumanı üflememeye karar verenlerden mi? Yoksa artık sigarasız bir hayat hayali kuranlardan mı?
Sigaranın insan sağlığı üzerindeki zararlarını artık bilmeyenimiz yok. Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Sigara Bırakma Kliniği uzmanları, tiryakileri yaklaşan sigara içme yasağı ile birlikte temiz bir sayfa açarak sigarayı bırakmaya davet ediyor. Sigara tiryakiliğinin gelişim sürecini ve bırakma aşamasında karşılaşılan güçlükleri açıklayan uzmanlar bu zorlu süreçte yapılması gerekenlere dikkat çekiyor.
. Sigarayı bırakabileceğinize inanın ve kendinize güvenin.. İş arkadaşlarınız ev aile yakınlarınızı sigarayı bırakıyor olduğunuzdan haberdar edin ve anlayışlı olmalarını rica edin.. Ofis ve işyerinde daha sık yürüyün, asansör yerine merdivenleri kullanın çünkü bu da sizin yeni egzersiz programınızın bir parçası olabilir.. Her gün 3- 4 kez derin nefes alıp verin ve rahatladığınızı hissedin.. Gün içinde birkaç kez dişinizi fırçalayın.. Her zamankinden daha az çay -kahve ve daha fazla su için. Hem nikotin hem de diğer zararlı kimyasal maddelerden böylelikle arınabilirsiniz. Aşırı yemek isteği de baskılanacaktır.. Şekerli yiyecek ve ara öğünlerden uzak durun. Yerine meyve veya yoğurt yemeyi deneyin.. Küçük porsiyonlarda ve her zamankinden daha yavaş yemek yemeğe çalışın.. Yemeği yedikten sonra hemen sofradan kalkın ve yürüyün. . Evde veya iş yerinde sigara taşımayı bırakın. Sigaraya ulaşmanızı zorlaştırın , örn, nakit para taşımayın.. Kibrit ve çakmaklarınızı atın.. Çok sigara içmek istediğinizde duygularınızı bir günlüğe yazın ve bu notları yanınızda taşıyın. . Ne olursa olsun asla vazgeçmeyin! Her deneme sizi sonuca yaklaştıracaktır.
Bırakmak için en uygun zaman:Sigarayı bırakmaya istekli olduğunuz her zaman bırakabilirsiniz. Özellikle yakın zamanda değişeceğini düşünmediğiniz iş ve günlük hayatın stresi gibi olumsuzluklar yüzünden sigarayı bırakmayı ertelemeyin.
Bırakma sürecinde kaçınılması gerekenlerSigarayı tamamen bırakın. Azaltarak bırakmak bırakma süresini uzatır ve çoğunlukla tam olarak bırakmayla sonuçlanmaz. Sigarayı bıraktığınızda, “bir nefesten bir şey olmaz” düşüncesine direnin. Bir tek nefes çekmek bile sizi sigara tiryakiliğine geri götürür ve her şeye yeniden başlamak zorunda kalırsınız. Yağlı ve şekerli kalorisi yüksek olan besinlerden uzak durun. Mutlaka düzenli bir fiziksel aktivite ile meşgul olun.
İlk gün yapılması gerekenlerEvinizdeki ve iş yerinizdeki bütün sigaralardan kurtulun. Çakmak, küllük, kibrit, vb. gibi sigara içmeyi hatırlatan nesneleri göz önünden uzak yerlere kaldırın. Sigarayı bırakmak için geçerli olan sebepleri tekrar hatırlayın.
Kendinize iyi davranın. O gün en sevdiğiniz yemeği sipariş edin, sinemaya gidin, sizi rahatlatan aktiviteler planlayın. Bu günü dolu yaşamaya dikkat edin, boş kalmaktan kaçının.
Davranış önerileri. Bol su ve düşük kalorili diğer içecekler tüketmek hem ağzınızı meşgul eder hem de midenizi dolu tutarak kilo almanızı engeller.. Ellerinizi ve aklınızı meşgul edin, yeni hobiler edinin.. Düzenli bir fiziksel aktivite ile meşgul olun. En kolay uygulanabileni yürüyüş yapmaktır.. Bir süre sigara içmeyen arkadaşlarınızla vakit geçirin.. Sigara içmediğiniz için kendinizi ödüllendirin. Sigara içmeyerek biriktirdiğiniz parayla sizi mutlu edecek şeyler yapın: seyahate çıkmak, bir restorana gitmek, yeni bir elbise ya da ceket almak gibi.. Sigara bırakma döneminde yorgunluk ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler iş verimini azaltacağından dolayı mümkünse iş temposunu bir süre için yavaşlatmak faydalı olabilir. Ancak, tatillerde ve diğer özel günlerde keyif alınan şeylerin kısıtlanması daha zor olacağından bu dönemlerde sigarayı bırakmak tavsiye edilmez.
Kriz anında yapılması gerekenler:Aklınız sigaraya takıldığında, o anda yapmakta olduğunuz işi bırakıp ortamdan kısa bir süre uzaklaşın, örneğin kısa bir yürüyüş yapmak ve yapmanız gereken başka bir işe yönelmek gibi… Bu tür yoğun isteğin kısa sürdüğünü ve araya başka bir aktivite koyduğunuzda sigara içme isteğinin azaldığını göreceksiniz. Sigara içme dürtüsünü kontrol altında tutmanız zaman içinde kolaylaşacaktır. Düşük kalorili yiyecek ve içeceklerle ağzınızı meşgul edin.
Sigarayı bıraktıktan sonra meydana gelen olumlu değişiklikler:Sigarayı bıraktıktan 20 dakika sonra kan basıncı azalır ve nabız yavaşlar; kan dolaşımının iyileşmesine bağlı olarak el ve ayaklarda vücut ısısı artar. 8 saat içerisinde karbonmonoksit seviyesi normale iner, kandaki oksijen miktarı yükselir. 48 saatte sinir uçlarında onarım başlar; koku ve tat alma duyusu iyileşir.
Sigarayı bırakmanın çeşitli organ ve sistemler üzerine olan olumlu etkileri şu şekilde özetlenebilir:. 2 yıl içerisinde kalp hastalığına bağlı ölüm oranı %36 oranında, tekrar kalp krizi geçirme riski ise %50 oranında azalır. İyi kolesterol olarak bilinen HDL miktarı artar.. 2 hafta ile 3 ay içerisinde sigaraya bağlı öksürük ve balgam ortadan kalkar; egzersiz kapasitesinde artış gözlenir. Kaybedilen akciğer fonksiyonları geri kazanılmaz ancak, 1 yıl sonra akciğer fonksiyonlarındaki düşüş hızı azalır ve hiç sigara içmeyen bir kişi ile aynı seviyeye gelir. Akciğer kanseri riskinde birinci yıldan itibaren düşme başlar, ancak hiç sigara içmemiş bir kişinin taşıdığı riske yaklaşması 20 yıl alır.. 10 yılda ağız, boğaz, yemek borusu kanseri riski yarı yarıya azalır. Benzer şekilde, mesane, böbrek, pankreas kanseri riski de azalır.. Sigara kullanımına bağlı olarak görülen üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, faranjit sıklığında azalma görülür.. İnme riskinde birinci yıldan itibaren azalma başlar; 10 yıl içinde bu risk, hiç sigara içmemiş kişilerin seviyesine iner.BU KADAR SEBEBİNİZ VARKEN NİYE O İLLETİ ELİNİZE ALASINIZKİ!!!!!!!!!!!





